• mavi

UMUT

Umut, acıya ulak gönderen çaresiz ruhların hükümran olduğu bir diyarda mutluluğun hayaletiyle büyüyen çocukların dansıdır. Katıksız masumiyetin ziyana dönüşen iyi niyetidir. Bugünün varlığını yarının endişesine mağlup edenlerin sığınağıdır. Hiçbir şey vadetmeyen ama herkesin pür dikkat dinlediği yutan bir sessizliktir. Rüzgarda titreyen ağaçların güneşe; Ateşte yanan kumaşın suya olan minnetidir. Yokluğun varlığa olan hasretinin şiiridir. Görmediğinin hayalini kurduran, duymadığını ezberleten, dokunmadığını hissettiren,kazanamadığının kurallarını değiştirendir. Varlığı acımasız bir bekleyiş yokluğu kesin bir ölümdür. Alışılmış çaresizliğin kutsallığına yapılmış bir hakarettir. Zaten kutsal hakarete uğrayabileceği için kutsal değil midir? Umut olmadan varlığını devam ettirebilecek hiçbir kutsallık yoksa muhtaç bir kutsallığa ettiğin hakaret aslında doğrunun çığlığı değil midir? Doğru ise umudun serabı. Bu yüzdendir doğrunun yabancılığı ama yanlışın yakınlığı.


Öyleyse bugünü acımasız bir bekleyişe takas edenler mi yoksa yoksa acımasız bir bekleyişi kesin bir ölüme takas edenler mi kazandı?

79 görüntüleme0 yorum